#

kardeşiyim ağaçların, ırmakların ve taşta uyuyan yalnızlığın
korkular çağında sürgüne yem oldum, sanki gurbet yaşındayım

ruhum kırık, ruhum dalgın, ruhum isyan
ay içer, güneş yerim, sanki ölüm yaşındayım

rüyacı buldu beni, çöl adam yaptı beni
mor bir kuyu bu şehir, kendime çıkmak yaşındayım

mavi bir gündüzdüm eskiden, şimdi gecelerin karnındayım
nar suyuyla yıkandım da büyüdüm, artık vedalar yaşındayım

doldum taştım bu viranede, sanki can lokmasıyım
şarabımdan sarhoş oldu derya kuşları, sanki uçmak yaşındayım

gül ve hüzün aynı şey değil de nedir, ikisi de fazla duman
gitmek duman, kalmak duman, güzel bakan kadınların yaşındayım

yazların kalbinde dağıldım, çocukların gözleriyle şaşırdım
tenimin içinde saklandım, her şeyi hatırlamak yaşındayım

son hamlede anladım, dünya bir ceset, sanki anılar hurdası
sizin siyahınız çifte kavrulmuş, unutmak ve bağışlamak yaşındayım

bende uzak olanın, akan suların görgüsü var
hem mağrur hem kalenderim, sesime saplanan yıldızların yaşındayım

ağrıyan yerlerime suçlarınızı bırakıp kayboldunuz
yüzünüzü ben uydurmuştum, kış renkli bir orman yaşındayım

nerede olsa tanırım ömrümün beyaz kokusunu
ışıktan bir canım var, ısırılmış bir elmanın yaşındayım

susmayan bir hasret edindim kendime, doğudan koparılmış
acıyor gövdemin uykusuzluğu, aşık kalmak yaşındayım...

Engin Turgut


© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin telif hakkı sahibiyseniz ve sitemizden kaldırılmasını talep etmek için bize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.
#

DİĞER SAYFALARIMIZ : Sesli Şiirler | Resimli Şiirler | Video Şiirler |