#

Biz alıştık ne kadar eski olsak
Sularımıza vurduğundan beri ilk kürek
Dönüp durduğundan beri yaprak kozası
Toprağın iliğinde çoğalan umut
Toza dönüşen taş gözesinde

Fışkıran her yüze başka bakıyoruz
Başka dolaşıyor bir başka genişliyor
Öfke ayak uçlarından yükselerek
Senin kanını paylaşıyor
Koparıp alınan bir dağ burcunun
Damarlı gözlerinde

Hep bir yerlerde kendimizi kuşatmak
Yüreğin sürülmüş boşluğunda
Yüzümüzün sağılması
Tam göğüs altında gerilerek
Yeni bir fırtınaya
Yeni bir köy aranması
İyice sakınarak bir el yazması gibi
Çekinerek değerinden
Havada tozlara, meyve tüylerindeki ışığa dağılmasından
Korkarak uçup gitmesinden
Mıhlarız acımızı

Küle gömülmüş bir taş yontudan
Ölü bir balığın pulu damlıyor
Suyu damlıyor bildiğimiz kadarıyla
Anlamı yaşamın

Denizle beslenmiş dalgın gökyüzü
Yaşını çoktan aşmış
Şaşkın bakıyor yalnızlığımıza
Onun ağaçlar gibi kalın kabuklarında
Hi öyle yırtılma olmamış
Tırnağı hiç hüzne saplanıp kırılmamış
Yağdı yağacak ya biz susmuyoruz.

Biz bilmiyoruz ilk kurşun nereye varır
Sarı derisini nasıl sıyırır böcek
Gölgenin ışıktan ayrımı nasıl

Nicedir yaralı dolaşır adın
Ağır defne kokan ölünde
Nerelere gömeceğiz onu
Nemli bir kış rüzgarına sarılı
Devrilmiş yatar su üzerinde

Yaşam bir parmak ucu kadar yakın
Yaşam senin dağılan ses tellerinde
Bir alıp koyabilsek onu
Ya da yakamıza ilişse hiç sakınmadan
Çiçek gibi güneş salkımı
Tutardık o zaman
Bölerdik günü tam ortasından

Özel Arabul


© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin telif hakkı sahibiyseniz ve sitemizden kaldırılmasını talep etmek için bize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.
#

DİĞER SAYFALARIMIZ : Sesli Şiirler | Resimli Şiirler | Video Şiirler |